İmar Hukuku

İmar planı iptal davası: askı, itiraz ve dava süresi

Nazım ve uygulama imar planlarına karşı itiraz, 60 günlük dava süresi ve iptal sebepleri.

İmar planları, bir taşınmazın üzerine ne yapılabileceğini belirler. Bir arsanın konut, ticaret, sanayi, yol, park veya okul alanında kalması; kaç kat yapılabileceği ve ne kadar inşaat alanı elde edilebileceği planlarla düzenlenir. Bir plan değişikliği, bir gecede taşınmazın değerini artırabilir veya ciddi biçimde düşürebilir. Bu nedenle imar planlarına karşı itiraz ve dava yolunun doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılması gerekir.

Plan kademeleri ve Ankara’da yetkili idare

İmar planları kademeli bir sistem içinde yapılır: üst ölçekli çevre düzeni planlarının altında 1/5000 ölçekli nazım imar planları ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yer alır. Büyükşehirlerde nazım imar planları büyükşehir belediyesince, uygulama imar planları ise ilçe belediyelerince yapılır ve büyükşehir belediye meclisinin onayına sunulur. Ankara’da bir plan değişikliği hem Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni hem de Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Etimesgut, Mamak veya Gölbaşı gibi ilçe belediyelerini ilgilendirebilir. Kentsel dönüşüm alanları ve özel proje alanları gibi bazı bölgelerde ise planlama yetkisi Bakanlığa aittir.

Askı ve ilan

Onaylanan imar planları, belediyenin belirlediği ilan yerlerinde ve elektronik ortamda bir ay süreyle ilan edilir. Bu süreç uygulamada “askı” olarak adlandırılır. Askı süresi, hem itiraz hakkının hem de dava süresinin başlangıcını belirlediği için büyük önem taşır. Taşınmazınızı ilgilendiren bir plan çalışması olduğunu duyduğunuzda, belediyenin ilan panolarını ve internet sitesini düzenli olarak takip etmeniz gerekir.

Askıda itiraz

Askı süresi içinde plana itiraz edilebilir. İtirazın yazılı olması, hangi plan kararına ve hangi parsele yönelik olduğunun açıkça belirtilmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir. İtirazlar ilgili belediye meclisince değerlendirilir. İtiraz zorunlu bir aşama değildir; doğrudan dava da açılabilir. Ancak itiraz, idarenin hatasını dava açmadan düzeltmesi için bir fırsattır ve dava süresinin hesabını da etkileyebilir.

Dava süresi: farklı senaryolar

Planın kendisine karşı dava süresi, kural olarak bir aylık askı süresinin bitimini izleyen günden itibaren 60 gündür. Askı süresi içinde yapılan itiraz reddedilirse ve ret kararı askı süresi bittikten sonra tebliğ edilirse, 60 günlük süre ret kararının tebliğinden itibaren işler. İtiraza cevap verilmezse, kanunda öngörülen süre sonunda itiraz reddedilmiş sayılır ve dava süresi buna göre hesaplanır.

Plan, imar durumu belgesi, parselasyon işlemi veya yapı ruhsatının reddi gibi bir uygulama işlemiyle kişiye uygulandığında da dava imkânı doğar: uygulama işleminin tebliğinden itibaren 60 gün içinde, uygulama işlemi ve dayanağı olan plan birlikte dava konusu yapılabilir. Bakanlıkça yapılan planlara karşı davalar ise ilk derece mahkemesi olarak doğrudan Danıştay’da açılır.

Kimler dava açabilir?

Plan alanında taşınmazı bulunan malikler başta olmak üzere, planın getirdiği kararlardan menfaati etkilenen kişiler dava açabilir. Danıştay, imar planlarında menfaat ilişkisini geniş yorumlamakta; planlama alanında yaşayan veya çalışan kişilerin ve bazı durumlarda meslek odalarının da dava açabileceğini kabul etmektedir.

Davada neler incelenir?

İmar planı davalarında mahkeme, planın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığını inceler. Sık karşılaşılan iptal sebepleri şunlardır: alt ölçekli planın üst ölçekli plana aykırı olması; park, okul, sağlık tesisi gibi sosyal donatı alanlarının mevzuattaki standartların altına düşürülmesi; nüfus yoğunluğunun altyapı kapasitesini aşacak şekilde artırılması; plan bütünlüğünü bozan, tek bir parsele özel ayrıcalık tanıyan değişiklikler; askı ve ilan usulüne uyulmaması ve plan açıklama raporunda değişikliğin gerekçesinin ortaya konmaması.

Keşif ve bilirkişi

Mahkeme, genellikle şehir plancısı, inşaat mühendisi ve harita mühendisinden oluşan bir bilirkişi heyetiyle keşif yapar. Rapor, davanın sonucunu büyük ölçüde belirlediği için, rapora karşı süresinde ve teknik gerekçelerle itiraz edilmesi önemlidir. Plan açıklama raporu, meclis kararları ve plan değişikliğinin öncesi ile sonrası arasındaki karşılaştırma, dava dosyasının temel belgeleridir.

Yürütmenin durdurulması

Plan uygulanmaya başlamadan, örneğin plana dayanarak yapı ruhsatı verilmeden veya parselasyon tescil edilmeden önce yürütmenin durdurulması kararı alınması, ileride doğabilecek geri dönüşü zor durumların önüne geçer. Bu nedenle özellikle inşaata başlanması beklenen planlarda yürütmenin durdurulması talebi önem taşır.

İptal kararının sonuçları

İptal edilen plan, hukuken hiç yapılmamış gibi kabul edilir. Plana dayanarak yapılan uygulama işlemleri dayanaksız kalır; idarenin iptal kararı doğrultusunda yeni bir planlama yapması gerekir. Ancak iptal kararından önce iyi niyetle hak kazanan üçüncü kişilerin durumu ve kesinleşmiş işlemler ayrıca değerlendirilir.

Taşınmazınız kamu alanına ayrıldıysa

Plan değişikliğiyle taşınmazınız yol, park veya okul gibi bir kamu hizmet alanına ayrıldıysa, bir yandan plana karşı dava imkânı, diğer yandan uzun süre kamulaştırılmayan taşınmazlar için tazminat yolu değerlendirilmelidir. Hangi yolun daha uygun olduğu planın tarihine ve taşınmazın durumuna göre değişir.

İmar planının taşınmazınıza etkisi ve dava imkânı için Ankara imar hukuku avukatı Av. Akın Kök ile görüşebilirsiniz. Kamu alanına ayrılan taşınmazlar için kamulaştırmasız el atma, parselasyon işlemleri için imar uygulaması (18. madde) sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz.

İmar Hukuku